Çocuğum başkalarının eşyasını alıyor!

MÜLKİYET KAVRAMI

Aslında meselenin özünün felsefe olarak mülkiyet kavramı olduğunu düşünüyorum. Çocuklar küçük yaşlarda mülkiyet kavramıyla ilgili henüz tecrübe sahibi olmaya başlamışlardır. Ve erken yaşlarda bunu deneyimlemeye çalışırlar.

Bazen çocuklara sorarım. (karşıdaki çocuğun elindeki kalemi göstererek)

-BU KALEM KİMİN?

ONUN KALEMİ.

-NEREDEN ANLADIN?

ÇÜNKÜ ONUN ELİNDE.

 

Erken yaşlarda çocuklar için madde ya da eşya kimin elindeyse o eşya onundur mantığı olabilir.

Yaş büyüdükçe çocuklar onu ben aldım, parasını ben ödedim diye farklı açıklamalar da getirebilirler. Tam da bu noktada hediyeleşmeler başlar. Bir çocuk bir silgiyi alır ve bunu sana verdim, sana hediye ediyorum der. Diğer çocuk da bu benim oldu diye sevinir. 2 gün sonra araları bozulur ve çocuk gelip o artık senin değil bana geri vermeni istiyorum der.

Şimdi silgi kimindir?

Bir eşyayı bizim yapan şey nedir sahiden?

Bu sorunun cevabı  bence de çok karmaşık.

Neyse ki kültürümüz bu konuda verilen hediye geri alınmaz diyerek bir sınır getiriyor ama bu konu yetişkin dünyasında bile hala karmaşa değil mi?Bir genç kız düşünün evlilik öncesi alışverişe çıkılıp hediyeler alınıyor. Ücreti erkek tarafı ödüyor ve kıza hediye ediyor. O eşyalar artık o kızın. Ama araları bozulup ayrılık gerçekleştiğinde eşyalar geri istenebiliyor. Buna örnek pek çok durum var. Hani o eşyalar benimdi?

Bu noktada çoğu kez benim zannettiğim şeyler neler diye düşündüğümde neredeyse başlık bulmakta zorlanıyorum.

Bana ait ve benim olan neler var?

Şimdi gelelim tekrardan çocuklara.

Yukarıda da belirttiğim gibi bence 9 yaşa kadar bu alma verme olaylarının çoğu mülkiyet, sahip olma, ait olma konularıyla ilgili deneyim sahibi olma çabası.

Ayrıca çocuktaki izinsiz eşya alma davranışına çalma kelimesini kullanmak da doğru değil. Bununla birlikte 12 yaşından küçük çocukların cezai ehliyeti ve sorumluluğu mutlak surette yoktur. Çalma davranışı da suçu tarif eden bir kelime olduğundan çocuklar için bu kelimenin kullanılması oldukça yanlış ve yargılayıcıdır.

Çocuğa mülkiyetle ilgili eğitimler vermeliyiz ve yaşam içinde bu kavramı öğrenebilmesi için imkanlar tanımalıyız.

Örneğin:

Ev içinde izin alma kültürünü yaygınlaştırın.

-Efe defterinden bir sayfa yaprak kopartıp kullanabilir miyim?

– Buse kızım senin şu tokanı kullanabilir miyim?

-Kemal, babandan izin alıp telefonunu bana getirebilir misin? Benimkinin şarjı bitmiş de..

Çocuğa ait kişisel alan ve eşyalar olmalı.

Kendine ait bir çekmece, eşyalar vs.

Çocuğun eskiyen oyuncağını çocuktan izinsiz alıp atmayın ya da hediye etmeyin.

Artık bu oyuncak senin değil. Beni çok üzdüğün için onu komşunun oğluna veriyorum.

Ödünç Alma kavramını anlatın.

Ödünç almak başkasına ait olan bir şeyi haber vererek ve ondan izin alarak kullanmaktır.

Ödünç almanın bazı kuralları vardır. Ne kadar zamanla ödünç alacağımızı söylemeliyiz ve zamanında geri vermeliyiz.

Bunu kazandırmak için çocukları bilgi evi ya da kütüphaneye üye edip ödünç kitap alma ve zamanında geri getirme deneyimi yaşatabilirsiniz.

Ödünç aldığımız şeyi aldığımız gibi verebilmek önemlidir. Kullanırken özenli olmalıyız. Örneğin ödünç aldığımız bir kalemi sonuna kadar açıp açıp boyayıp epey bir küçültüp veremeyiz.

Bu arada kendinizi ve ödünç alma davranışınızı da bir gözden geçirebilirsiniz. Çocuklara bu kavramı öğreten biri olarak kendi hayatımızda da uygulasak fena olmaz. Bir kütüphaneye bakın bakalım 3 yıl önce ödünç aldığınız kitap var mı?

İstediklerine ulaşamadığında ve ödünç almasına da izin verilmediğindeki duygu durumla baş etmeyi öğretin.

-Anne bu araba benim olsun mu?

-O araba arkadaşın Ahmet’in ve sadece burada birlikte oynamak için izin veriyor.

-Banane ben eve götürmek istiyorum. Aynısından bana da alacak mısın?

İşte bu durum hızlıca krize dönüşebilir. Her karşılanmayan isteğin krize dönüşmemesi için istekleri erteleme, sabretme gibi konularda öncesinde deneyim kazandırmanız bu noktada size yardımcı olabilir.

Diyelim ki çocuğunuza bu konularda deneyim kazandırıyorsunuz, doğru yönlendiriyorsunuz ama buna rağmen çocuk sık sık başkalarının değerli ya da değersiz eşyalarını izinsiz almaya devam ediyor.

Bu durumun altında yatan pek çok dinamik olabilir. Dürtü kontrol bozukluğu, obsesyon, Kleptomani gibi..

Kleptomani tanım olarak; (patolojik hırsızlık); kişisel kullanım ya da parasal değeri için gereksinme duyulmayan nesneleri çalmaya yönelik dürtülere karşı koyamama olarak tanımlanan bir dürtü denetim bozukluğudur.

Çocuklarda tüm çabanıza ve desteklerinize rağmen izinsiz alma davranışı devam ediyorsa bu noktada kesinlikle profesyonel destek almanızı tavsiye ederim.

Çocuğunuzda bu durumla karşılaştığınızda şiddete başvurmak, utandırmak, cezalandırmak hiçbir işe yaramayacağı gibi daha da çok zarar verir ve ilişkinizde gerilim artar.

Bu durumun yaşla birlikte geçeceğini umarak beklemek de doğru değildir. Patalojik davranışlar zaman içinde sönse bile yerini başka bir semptom ya da davranışa bırakma eğilimindedirler.

Eylemin kendisini utanç verici bulup yardım almaktan kaçınmak sorunu daha da karmaşık hale getirir.

Ebeveynler olarak dikkatimizi çocuğun aldıklarına değil de belki de aslında aldığı ne sorusuna çevirirsek belki de çözüme daha çok yaklaşmış oluruz.

Belki de çocuğun aldığı kokulu silgi onun için  sevgi, ilgi ya da güvendir… Bir çocuk elleriyle harika resimler yapabilir, geceleri gökyüzüne bakıp yıldızları sayabilir. Elleriyle yapabileceği sayısız eylem varken ısrarla izinsiz bir şeyler almak için kullanıyorsa belki de kendiyle ilgili yolunda gitmeyen şeye dikkat çekmenin başka bir yolunu bilmiyordur.

Psikolog Merve Özdemir

 

Yorum Yap