BİR ZAMANLAR EVİNDE FİL OLMUŞ YA DA HALA OLAN ÇOCUKLAR VE YETİŞKİNLER İÇİN BİR OYUN TERAPİSİ HİKAYESİDİR.

Evimizde bir fil var. Hem de kocaman. Bugün onu ilk defa salonumuzun tam ortasında, akşam vakti gördüm. Öyle büyük bir fil ki; onun yüzünden annem ve babam odaya girdiğimi bile görmedi.
Evimizdeki fil çok yüksek bir ses çıkarıyor. Sesinden kulaklarım acıyor. Filin sesi çok yüksek olduğu için annem ve babam birbirlerini duymuyorlar. Birbirlerinin sesini duymadıkları için de sürekli bağırıyorlar.
Evimize bu fil neden ve nasıl geldi bir türlü anlayamıyorum. Sabah olduğunda anneme evde bir fil olduğunu ve beni çok korkuttuğunu anlattım. Annemin yüzü asıktı. Evde fil olmadığını söyleyip beni odama yolladı.

Bu fili gerçekten sadece ben mi görüyorum?

Tekrardan yanına gidip “anne gerçekten fil var ve kocaman” dedim. Ama annem sanki beni duymuyordu. Sorduğum sorulara cevap vermiyordu.
Birkaç gün sabretmeye karar verdim. Belki de kendiliğinden gider diye düşündüm ama işler daha da kötü bir hale geldi. Bir akşam filin sesi çok daha fazla yükseldi. Ben korkup odama kaçtım. Bu kez fil iki ayağının üstüne kalkıp etrafa saldırıyordu. Fil içerde tepindiğinde ev sallanıyor gibiydi. İçeriden çok korkunç sesler geliyordu.
Fille birlikte annemin ve babamın da sesi geliyordu. Fil onlara zarar veriyordu ama ben hiçbir şey yapamıyordum. Korktuğum için odamdan hiç çıkmadım. Yatağımda dönüp durdum ve çok zor uyudum.
Sabah kalktığımda annem uyuyordu. Babam evde değildi. Annem çok yorgun gözüküyordu. Uyandığında yüzü hiç gülmedi. Bana kahvaltı hazırlayıp tekrardan uyumaya gidiyordu ki yine kendimi tutamayıp sordum.
“Anneciğim akşam ne oldu? Fil size ne yaptı? Size saldırdı mı?”
Annem beni yine susturdu.” Çocuklar böyle şeylere karışmaz dedi. Bunları kimseye anlatma güzelce kahvaltını ye” dedi. Ben kahvaltımı yaparken göz ucuyla odaya baktığımda fil hala orada duruyordu. Babam artık akşamları eve çok geç geldiğinden onu pek göremiyordum gördüğümde de yüzü hep asıktı. Fil hala evdeydi.

Birkaç gün sonra eve misafirler gelmişti. Annem onlara hoş geldin demem için beni salona götürmeye çalıştı. Ama ben artık filden çok korkuyordum. Bu yüzden ağladım bağırdım. Annem ise bana çok kızdı. Bizden gitmeleri için misafirlere de vurdum. Herkes beni durdurmaya çalışıyordu. Akşam olduğunda annem beni babama şikayet etti. Babam da beni konuşmak için salona çağırdığında gitmek istemedim. Zorladıklarında ise yine bağırdım, ağladım ve anneme babama vurdum.
Babam bana bana ceza vererek odandan çıkmayacaksın dedi. Zaten çıkamıyordum ki.
Ertesi gün annem ve babam oldukça mutlu gözüküyorlardı. Filin de sesi hiç gelmiyordu. Birbirleriyle konuşuyor, gülüyorlardı. Salondan izledikleri filmlerin sesini ve konuşmalarını duyabiliyordum.
Acaba fil gitmiş miydi?
Ama cezalı olduğum için çıkamadım. Sabaha kadar meraktan uyuyamamıştım. Odaya gidip baktığımda filin biraz küçüldüğünün ve hiç de sesinin çıkmadığını gördüm.

Akşam babam geldiğinde hemen ona sarıldım ve dün ne oldu dedim. Evdeki fil küçülmüş. Babam evde bir fil olmadığını söyledi ve anneme bu çocuğa bir fil oyuncağı alalım. Fil istiyor galiba diyerek beni yere bıraktı.
Bu kez annem ve babam bağırmıyorlardı hatta gayet de iyi gözüküyorlardı ama fil yine bağırmaya başlamıştı. Dayanamayıp ben de bağırmaya ve ağlamaya başladım. Her şeye vurdum. Annem ve babam benden sürekli şikayet edip herkese söylüyorlardı.
Ben artık geceleri rahat uyuyamıyordum. Bazı geceler altıma bile kaçırdım. Fil bağırınca ben de ağlayıp etrafa vuruyordum. Bazen de fil bağırmayınca ya bağırırsa diye korkup dayanamayıp yine ağlıyordum.

Bir gün annem ve babam beni bir yere götürdü. Gittiğimiz yerde bir abla vardı. Benimle tanıştı ve birlikte oyun oynadık. Sonra da bir resim çizmemi istedi. Ben de resmime fili de çizdim. Bu ona abla her şeyi anlatabileceğimi söylemişti. Ben de evde bir fil olduğunu bağırdığını, etrafa saldırdığını ve tepindiğini anlattım. Abla da evde hangi odada yaşıyor diye sorunca o kadar şaşırdım ki. Bana inanmıştı. Salonda salonda diye bağırdım. Nolursun bizim eve gel onu çıkart dedim.
Oyun ablam bizim eve gelmeden de filin evimizden gidebileceğini söyledi. Bana Oya adında bir kızın hikayesini okudu ve oyuncaklarla dolu bir odaya aldı. Oyun ablası içerde bir sandalyede oturuyordu. Ben de içeride oyun oynuyordum. Bazen onu da oyuna çağırdım, bazen de kendim oynadım. Oyun oynadıkça kendimi daha iyi hissettim. Oyun ablası birkaç hafta sonra annemi ve babamı birlikte çağırdı. O hafta benimle oyun oynamadı. Annem ve babamla içeride konuştular. İçeride ne oldu bilmiyorum ama annem ve babam çıktıklarında hemen bana sarıldılar.
Oyun oynamak bana iyi geldiği için evdeki fili biraz unutmuştum. Fil hakkında konuşmuyordum. Bir gün annem ve babam benim odama geldi. Beni çok sevdiklerini söylediler. Yeteneklerimden bahsettiler. Üçümüz birbirimize sarıldık. Bana sarılırken de evde bir fil olduğunu söylediğinde seni dinlemediğimiz ve inanmadığımız için özür dileriz dediler.
İşte o an çok farklı bir şey oldu. Sanki annem ve babam yeni bir gözlük takıyordu. Bu gözlük bir anda evdeki fili görmelerini sağlamıştı. İçim o kadar rahatladı ki. Sonunda evdeki fili kabul etmişlerdi. O gün çok dinlenmiş uyudum.
Birkaç gün sonra annem babam bana bir açıklamada bulundular. Bazı günler, bazı konularda anlaşamıyorlarmış.
Anlaşamadıklarında sinirlenip kontrolü kaybedip bağırıyorlarmış. Ama artık bu bağırmaların problemleri çözmediğini ve beni de çok üzdüğünü fark etmişler. Kavgaların benimle hiçbir ilgisi yokmuş. Birbirlerini ve
beni çok seviyorlarmış ve artık problemlerini bu şekilde çözmeye çalışmayacaklarmış.
O gün hiçbir şey diyemedim ama kafamın içinde bir şeyler netleşmeye başladı. Sanki zihnim eskiden biraz uyuşuktu ve o uyuşukluk kayboldu. O seslerin anne ve babamın sesi olduğunu anladım. Birbirlerine çok kötü davrandıklarını fark ettiğim için biraz üzüldüm. Birkaç gün canım bir şey yapmak istemedi. Oyun odasında da pek oynamadım.

Annem ve babam ise artık gayet iyi anlaşıyordu ama ben bir problem olduğunda nasıl çözeceklerinden emin değildim. 1 hafta sonra evimizde bir problem çıktı. Annem tatilde babamın köyüne gitmeyi istemiyordu.
Babam ise sadece kendi köyüne gidilmesini istiyordu. Bu konuda konuşurken yüzleri asıktı. Ama ilk defa beni yanlarından yollamadılar. Konuştukları şeyleri duymama izin verdiler. Babam benim de tatil konusunda bir şey söyleyip söylemek istemediğimi sordu. O an biraz şaşırdım sadece ikinizin köyünü de seviyorum diyebildim. Babam da bunun üzerine 15 günlük tatilin yarısını annemin yarısını kendi köyünde geçirmeyi teklif etti. Bu fikir
annemin de hoşuna gitmişti. Tamam o zaman hazırlıkları sonra hallederiz anlaşabildiğimize
sevindim deyip birbirlerine sarıldılar. Kendimi çok ama çok güvende hissettim. Demek bir sorun çıktığında artık başka şekilde de çözüyorlardı. O an salonda olduğumu fark ettim ve fil artık yoktu.

Oyun ablasına evde artık fil olmadığını ve korkmadığımı söyledim. Hem artık eskisi gibi ağlayıp kimseye vurmuyorum ve altımı da ıslatmıyorum.
Oyun ablamla birkaç hafta daha oynamaya devam ettik. Oyun oynamak bana çok ama çok iyi geldi. Artık çok mutluydum. Kendimi güvende hissediyordum. Annemle babam hala bazı konularda anlaşamıyorlardı.
Anlaşamadıklarında ise bazen yüksek sesle bağırıyorlardı. Ama öfkeleri geçince ikisi de yanıma gelip durumu biraz anlatıp bunlar çözebileceğimiz şeyler, sesimiz seni korkuttuysa özür dileriz deyip beni öpüyorlardı.

Aralarındaki problem çözülüp barıştıklarında da bana haber veriyorlardı. Böylelikle ben de acaba barıştılar mı barışmadılar mı diye kaygılanmıyordum. Ben de artık her sorunlarını kafama takmamaya başladım.

Oyun ablasına gittim gideli enerjim artmıştı ve yeni yeni yeteneklerimi keşfetmiştim. Artık zihnim genellikle yeni şeyler deneyimlemekle meşguldü. Oyun ablam bana son 3 oyunumuz kaldığını söyleyince biraz üzüldüm. Onu bir daha göremeyeceğimi düşünüp endişelendim. Oyunumuzu devam ettirmek istedim. Ama oyun ablam son oyunda bana seninle oyunlarımız bitti ama arkadaşlığımız devam ediyor dedi ve bir hatıra verdi.
Oyun ablamla vedalaşıp evimize döndük. Artık her hafta oraya gitmeyeceğiz.

Oyun ablamı bazen özlüyorum ama artık o kadar çok arkadaşım var ve o kadar güzel oyunlar
kurabiliyorum ki oraya gitmeme gerek yok.

İYİLEŞMEK ÇABA İSTER

 BU HIKAYEYI YAZMAMA ILHAM OLAN TÜM CESUR ÇOCUKLARA VE AILELERINE SEVGİ İLE

Yorum Yap