Merhabalar bu sayfalar elinizde olduğuna göre ya terapiye başlayacağız ya da karar verme aşamasındasınız. Aşağıda terapiyle ilgili bazı bilgilendirici metinler mevcut. Bunları dikkatle okumanızı rica ediyorum. Ortak dili konuşabilmemiz ve ortak bilinçli alanda bulaşabilmemiz için ön hazırlık yapmanız oldukça önemli.
HER ŞEY İYİLEŞMEDEN ÖNCE KÖTÜLEŞİR
Kronik bir baş ağrısından şikayetçiyseniz ve doktora gittiyseniz hiçbir zaman tek çeşit tedavi olmaz. Bazen sadece alerjiniz olan şu gıdaları yemeyin diyebilir, bazen de çeşitli aktiviteler ve önerilerde bulunabilir, ilaç kullanmanızı isteyebilir ya da ameliyat edebilir. Tedavi problemin kendisine ve hastanın deneyimleme şekline göre tamamen özel bir şekilde seçilir. Bazen ilk görüşmelerden sonra sadece ev içi düzenlemeler işe yarar, bazen aile ödevleri, bazen koşulların değişmesi, bazen de terapi almak gerekebilir. Hiçbiri diğerinden daha iyi kötü ya da büyük küçük zor ya da kolay değildir. Tıpkı baş ağrısı örneğinde olduğu gibi tedavi tamamen kişiye özeldir. Terapi almaya karar vermeniz çok kötü durumda ya da çok zor durumda olduğunuzu göstermez. Sadece mevcut soruna en iyi gelecek yöntem budur. İyileşme sürecinde çoğunlukla her şey iyileşmeden önce kötüleşir. Ağlamalar, hırçınlıklar, takıntılar, stres ve gerginlikler artabilir. Çünkü çocuklar problemlerini çalışmaya başladıklarında geçmişe giderler ve regrese olmak dediğimiz şeyi deneyimlerler. Yani bebekliğe ya da daha küçük yaşlara gidebilirler. Bu tarz duygu değişimleri oldukça normaldir ve iyileşmenin bir parçasıdır. İyileşmeye giden yol önce geriye sonra ileriye gitmeyle başlar. Bununla birlikte zaman zaman tekrardan iniş ve çıkışlar olabilir.
EGO DURUMLARI
Çocuğunuzun ego durumunu bebekliğinden bu yana sıvı bir madde gibi düşünün. Bu sıvı zamanla büyümeyle birlikte katılaşır, donarak şekil alır. Zorlu yaşam deneyimlerini de sıvı haldeki maddenin içine düşen çöpler, enkazlar olarak düşünün. Ego katı haldeyken onları içerden çıkarmaya çalışırsak kırıp dökmemiz gerekir. Terapide çocuklar katı halden sıvı hale geçerler ve böylelikle içlerindeki yabancı maddeleri kolaylıkla çıkarabilme fırsatları olur. Tüm bu süreçler esnasında belki de aileye düşen en önemli görev bu sıvı hale geçişte çocuğa doğru eşlik edebilmektir. Çünkü biliyorsunuz ki sıvı maddeler içinde bulunduğu kabın şeklini alır, bu kap; ebeveynlerin tutumlarıdır. Çocuk bu aşamalardan geçerken ebeveynlerin çocuğun ihtiyacına uygun, yeniden düzenlenmiş tutumları sergileyebilmesi oldukça önemlidir.
TERAPİ EKİP İŞİDİR.
Terapi süreci kesinlikle ekip işidir. Ve ekip oldukça kalabalıktır. Zannedilenin aksine terapist ve çocuktan ibaret bir süreç değildir. Ailedeki her bireyi, çocuğun kendisini, okulunu, terapistin kendisini kapsayan bir bütündür. Terapi odasında terapist ve çocuk yalnızken bile görünmeyen bir şekilde ailedeki bireyler, öğretmeni oradadır. Herkes iyileşme sürecinin bir parçasıdır. Bu nedenle herkesin çaba göstermesi gerekmektedir. Terapi odası çocuğun her hafta gidip vakit geçirip oyun oynadığı yerden çok daha fazlasıdır. Terapi odası; çocuğun büyük ve derin bir saygıyla karşılandığı, liderliğine izin verildiği, psişesinde keşifler gerçekleştirdiği, kendisini zaman zaman ameliyat ettiği, iyileştirdiği, ailedeki bireyleri beslediği, yüzleştiği ve yeniden inşa ettiği bir alandır.
DEĞİŞİME HEVESLİ VE AÇIK OLMAK
Her şeyi eskisi gibi yapmaya devam ederek yeni sonuçlar almayı beklemek pek mümkün değil. Çocuklar terapi sürecinde değişmeye başlarlar. Ebeveynlerin de değişim rüzgarı kapılarını çaldığında cesur olmaları, ezbere konuşmayı bırakmaları ve eski gözlüklerini çıkarma zahmetine girebilmeleri oldukça önemlidir. Tüm bunları yapabilmek için içinizdeki bilge yetişkinle bağlantı kurmanız ve bağlantıda kalmanız gereklidir. İyileşme sürecinde bir bütün olarak var olduğunuzda; eller, yüz, kulaklar, kollar, ayaklar, sesiniz, gözleriniz, kalbiniz bir bütün olarak çalışır: doğru yerde doğru cümle, doğru davranış, gerekli ilgi kendiliğinden ortaya çıkar ve çocuğunuzda karşılık bulur.
EBEVEYNLİK SONUÇ DEĞİLDİR.
Ebeveynlik elde edilecek bir sonuç olmadığından kendinizi geçmişe bakıp iyi ya da kötü gibi değerlendirmemenizi tavsiye ederim. Analiz etmek ve ders almak başka geçmişe takılıp o anda kalıp keşkelerle yaşamak, bir tülü ana gelememek başka şeyler. Ebeveynlik yolda olma ve yolda kalma şeklinizdir. Kimi zaman yoldan çıkmış mıydınız? Olabilir. Yol orada duruyor ve yapmanız gereken tek şey sızlanmadan, cesaretle, inançla, sevgi ve ilgiyle tekrardan yola girmeniz.
SABIR
Diyelim ki bir kiraz ağacını var. Her gün bakım verip ilgileniyor olmanız yarın sabah size çiçekler açıp,meyve vereceği anlamına gelmez. Sabırlı olmanız gerekmektedir. İlgilenmeye devam ettikçe sağlıkla büyümeye devam ettiğini göreceksiniz. Çiçekler sadece vakti geldiğinde açacaktır.
SINAMA
Terapi sürecinde çocuklar pek çok kez terapistlerini ve ailelerini sınarlar. Tam da iyileşiyordu derken birden bir öfke patlamasını tetikleyebilirler. Çoğu zaman bunun anlamı, ailem ya da terapist beni: kapsayabilecek mi? Güvende miyim? Kabul görüyor muyum? Terapi sürecinde çocukların duygu yelpazesi gelişir. Farklı duygular hissederler ve tanımlayabilirler. Mutluluğa açtığımız kucağı öfkesine de açmazsak bu çocuğun kapsanmamış hissetmesine sebep olabilir. Ailem beni koşullu kabul ediyor mesajını iletiyor olabilirsiniz.
ÇOCUĞUN TERAPİYE GELMESİ AİLE İÇİN DE PEK ÇOK ANLAMA GELİR.
Derinleşmenin vakti, değişimin vakti, yetişkin olmayı güçlendirmenin vakti, yüzleşmenin vakti, yeni kararların vakti… SİZİN İÇİN NELERİN VAKTİ?
